Kendini, amaçlarını, hedeflerini, hayatını…

Maalesef çoğu zaman günlük koşuşturmalar, para kazanma derdi vb şeyler yüzünden çizdiğimiz yoldan çıkıyoruz ve bunun farkına bile varmıyoruz. Daha şanssız olanlar ise zaten hiç bir amaç ve hayal kurmaksızın bir yolda gidiyorlar sonu belli olmayan. Kendim için doldurup zaman zaman baktığım, basit, ancak genelde dün ile bugün arasındaki farkı görmeyi sağlayan ekteki formu sizlerle paylaşmak istedim.

kendini-degerlendirme-formu

Sevdiğim iPhone 2.0 uygulamaları - I

Midomi

İster mırıldan, ister hoparlöre dinlet, ister şarkının yada artistin adını söyle, istersen yaz… Her şarkıyı buluyor (Turkce olanlar haric tabi.. eh o kadarını da beklememek lazım gavurdan). <itunes store’daki yeri>

Remote

Pek tabi herkesin önerdiği kadar var. Sonuc olarak itunes’unuzu uzaktan idare etmek istiyorsanız, yada Apple TV niz varsa çok faydalı bir program. Ama ne yalan söyleyeyim eger Logitech Harmony 525 gibi bir universal kumandanız varsa buna pek de gerek kalmıyor. <itunes store’daki yeri>

Go Figure Lite

Bir takım birimleri (alan, mesafe vs) bildiğiniz birimlere mi çevireceksiniz, yada restoranda hesap geldi 4 kişisiniz hesabı bölüşüp vereceğiniz bahşişi hesaplayacaksınız, yada aklınıza gelen herhangi bir şeyi tanımlayıp sürekli yapılan hesaplarınızı bu programa tanımlayıp işinizi kolaylaştırabiliyorsunuz. Gerçekten çok faydalı. Özellikle de istediğiniz şeyi tanımlayabilmeniz açısından. <itunes store’daki yeri>

Wordpress

Adından da anlaşılacağı üzere Wordpress destekli blogunuzu tanımladığınız takdirde biraz yavaş da olsa iPhone’unuzdan da blogunuza yazı post edebiliyorsunuz. <itunes store’daki yeri>

MyLite

Bildiğiniz fener görevini görüyor. Isterseniz yanıp sönüyor (hızını ayarlayabiliyorsunuz) ve sonsuz renk var seçebileceğiniz. Flashlite isimli baska bir uygulama daha var ancak bu kesinlikle daha hızlı ve daha çok seçenek sunuyor (en basit şekilde) <itunes store’daki yeri>

Google

Bildiğimiz google işte. Ama application boyutuna taşındığı için daha efektif. Bir de farklı olarak contactlerin içinde de arama yapıyor (malum iPhone addressbook’da bu yok). <itunes store’daki yeri>

Twitteriffic, twinkle, facebook application gibi applicationlarda var ama diğer beğendiğim applicationları sonraya atıyorum. Onun adıda “Sevdiğim iPhone 2.0 uygulamaları - II” olsun şimdiden.

50 süper doğa wallpaper’ı

Bu wallpaper olayından vazgeçemiyorum. Ne seçersem seçeyim bir süre sonra sıkılıp ruh halime uygun başka birşey koyuyorum. Doğa resimleri pek de ilgi alanımda değil ama bu sitedeki wallpaperlar çok canlı. O yüzden buraya da koymadan edemedim. Link

dogaresimleri

Kağıda çizilmiş internet projeleri

Dünyanın oluşumuna kadar geri gitmezsek; herşey önce hayal ile başlıyor, sonra kağıda dökülüyor, sonra ise gerçekleştirilip tutması bekleniyor. Başarılı bazı internet projelerinin başlangıçta kağıtta nasıl gözüktüğüne dair bir RSS feed gelmişti. Kenara atmıştım sonra okumak için. İşte bazı başarılı internet projelerinin cenin halleri…

Jack Dorsey’in Twitter’ı tasarladığı çizim

twitter notes

Dan Catt’in Flickr’ı tasarladığı çizim

flickr notes

Sockyung ‘Sox’ Hong’un Vimeo Profil sayfasını tasarladığı çizim

vimeo notes

80/20 kuralını bilen var mı?

Kurumsal hayatta genelde herkesin bildiği bir kuraldır Pareto Kuralı. Italyan ekonomist Pareto’nun ortaya attığı bu kural iş ve özel hayatta birçok şeye doğru cevap verir. Mesela;

- Toplumun %20 si toplumdaki dönen paranın %80′ini kontrol eder.

- Kıyafetlerin genelde %20 sini %80 çoğunlukla giyersiniz.

- Cironun %80′i toplam portföydeki müşterilerin %20 sinden gelir… vs. vs.

Ancak nadirde olsa bu kuralın tutmadığı yerlerde var.

- Karınızın 80%’i müşterilerinizin %20 sinden gelmez.

- Harcadığınız eforun %20 si %80 başarıyı getirmez. vs. vs.

Özetle; çoğu kez Pareto Kuralını referans gösterirken en azından %80 düşünmek lazım %20 hata yapma şansı için. %20 düşünerek hareket edersek ve bu kuralın tutmadığı konuları bilen birileri varsa %100 rezil olma şansından kurtulmuş olursunuz.

Türkiye’de online iş kurgulamak

Uzunca bir süredir internet businessları ile haşır neşir durumdayım. Akla gelenler ve gelmeyenler dahil olmak üzere siteleri kullanmanın yanısıra arkasındaki iş modellerini inceliyorum, anlamaya çalışıyorum. Yakın zamanda içine katıldığım değişik komunitelerde de Turk yaklaşımını gözlemlemeye çalışıyorum. En son katıldığım Techcrunch & Webrazzi seminerinde, rüştünü ispat etmiş, bir kişiden de (ismi bende gizli) düşüncelerimi doğrular yorumlar alınca bu konudaki düşüncelerimi paylaşmak istedim.

İş modellerine genel olarak baktığımda iki tip durum ile karşı karşıya kalıyorum.
1. Ticari online iş modelleri
2. Social online iş modelleri

Ticari iş modelleri, daha çok emtia yada satılabilir bilgi hareketine dayanan modeller. Freemium, Subscription businesses vb. En basit örnekleri seri ilan işleri, hepsiburada.com gibi ürün satışına dayanan işler vb. Ticari iş modellerinde niyet de, ürün de belli. Genelde günlük konvansiyonel işlerin web’i yeni mecra olarak kullandığı bir yapı. Yatırımcılar da bu tip işlere daha sıcak bakıyorlar ve yatırım yaparken bu hesap kitabı yapıp, değerlendirip ona göre karar veriyorlar. Matematiği belli, riskleri ve fırsatları belli. Yatırımcı alışageldiği bir yapıya yeni mecra bulduğu için mantıklı ise gözü kapalı bu yatırımı yapıyor. Genelde hicbirsey free (bedava) değil. Free ise bile daha ust bir servis için para talep eden iş modelleri bunlar.

Social iş modelleri ise genelde sonunda company value yaratıp bunun satışına odaklanan ve ancak o şekilde para eden iş modelleri. Ağırlıklı olarak ne kadar fazla kullanıcıya erişimi olduğuna göre değerlendirme yapılabilen iş modelleri. Twitter, digg ve benzeri web siteleri bu mantık altında işleyen iş modelleri. Genelde ilk etapta geçim kaynakları aldığı venture capitalist paraları. Venture capitalistler bunlara paralarını gelecekte bu tabanı değerlendirmek adına yatırım yapıyorlar. Reklam alanların az da olsa bir gelirleri var ancak pek tabii ki iş modeli reklam gelirine dayanmıyor çoğunlukla çünkü o şekilde uzun süre yaşaması mumkun değil. Networking’in getirdiği iş potansiyelleri için insanlar bu platformları kullanıyorlar. Çok kişinin kullanması ise venture capitalist’ler açısından bu işleri cazip kılıyor. Platformu yaratan’ın gelir modeli reklama dayanıyor genelde. facebook da, youtube da bu mantık altında iş görüyor. “The Most” en önemli konu. “the most” userbase “the most” ads’i getiriyor. “The most” rakiplerin oluşmasını ve bu alana girmesini engelliyor. “The most” data, kullanıcı alışkanlıkları, yaklaşımları ve bu tip analizleride daha tutarlı hale getiriyor. Bilgi = Para haline geliyor.

Şu anda bu era’nın başında olduğumuz için kısa zamanda para ediyor bu işler ama bir çok “the most” u çeken işler yapıldığı noktada bu işler kalacak ancak yenileri kısa sürede para eder halde olmayacaklar. Yani bu trende kaçıyor elini hızlı tutmayanlar için. Bunun bir adım sonrası aynı şeyin daha tutarlı, farklı algoritmalarla semantic olarak kodlanması dışında birsey değil. Çok zeki birinin çıkıp (google’cıların zamanında en iyi search engine’i yapması gibi) innovative, çok farklı ve çok kopyalanamaz birsey yapamadığı takdirde, bunuda yapacak olanlar bu paralara ve kaynaklara sahip olacak olan şu anda mevcut işler olacağını söylemek çok absürd olmaz.

Türkiye’ye baktığımda ise her zaman olduğu gibi innovative olmak yerine genelde daha çok olan iş modellerini re-invent etmeye yönelik yaklaşımları görüyorum. Bu sadece burada mı böyle, yok canım, her yerde böyle gibi. Sivrizeka fikirler çok da kolay çımıyor. Çıkanlar ise bana göre dönüp hergün yaptığı şeylere başka bir gözle bakıyorlar. Yakın zamanda gördüğüm en güzel örneği twitter. “What are you doing now?” ın bu şekle gelebileceği kimin aklına gelirdi? Yaşamına dışarıdan bakabilenin herhalde. Gerçi kullanımı “I’m doing…” ın dışında bilgi paylaşımına da kaymış durumda ancak genede hedefini bulmuş durumda. Esasında facebook’da ana sayfada sağ üst köşedeki “xxx is…” kısmının gelişmişi de denebilir. Kim twitter’ı facebook’a ne zaman adapte edecek merak ediyorum. Günün sonunda twitter da gelir modeli olmadığı için serverları talebe cevap veremiyor (aldığı yatırımlar ile ayakta kalıyor).

Türkiye’ye geri dönecek olursak;
1. Interaktif Pazarlamacılar/Ajanslar var.
2. Interaktif networkingciler var.

Interaktif pazarlamacılar ve ajanslar, kurumlara iş yaparak büyüyorlar. Social media onlar için hem reklam alanı hemde yeni teknolojileri müşterilerine sunmak için buralarda bulunuyorlar. Interaktif networkingciler ise yeni bir olgu/kosept yakalama derdindeler yada olan konvansiyonel business’ları web’e adapte etmeye çalışıyorlar. Innovative’ler ise hepsinin arasında gizli. danışmanlık yapıyorlar.

Techcrunch, Likemind gibi oluşumlardaki arkadaslardan birinin bu kırılımı yakalamasını bekliyorum. Yepyeni birşey ile çıkmalarını bekliyorum, umit ediyorum. Gerçekten düzgün, iyi niyetli, ve istekli genç arkadaslar var. Belki biraz daha kurgu yaparken gelir modelini ve kısa değil uzun vadeli geri dönüşü beklemelerini düşünmelerini salık verebilirim. (Not: istisnalar kaideyi bozmaz, kimse üstüne almasın). En başta dediğim, rüştünü ispat etmiş olan zat-ı muhterem de aynı şeyi söylüyordu. “Business modeli, gelir modelini düşünmüyorlar, sadece passionate’lar, ama sadece istek ve özveri ile olmaz.” diyordu. “Bu yaklaşımda olacak her kişiye yatırım yaparım.” diyordu.

Maalesef Türkiye’de business valuation (şirket değeri tespiti) işi özellikle online tarafta yok. Bu bağlamda bugün Türkiyeden twitter’ı yapan bir kişi dahi çıkmış olsaydı bence Türkiye’de kimseye satamayıp aç kalırdı. Ancak yabancılara satabilirdi, tabii eğer onlar da bir business valuation çalışması istemezlerse…

Çok güzel şeyler oluyor bu alanda Turkiyede şu anda. Büyük bir keyifle izliyorum ve yapılanları takdir etmemek mümkün değil. etohum, twshot, Alemşah’ların (41-29) ödülleri vs hepsi gurur verici çalışmalar. Çok güzel bir yere gidiyor. Ah bir de dünya çapında ses getirecek birşeyler yapılsa ne gurur duyardık milletçe (milli takımla gururlandığımız gibi hani).

dash.net - Internet connected GPS

Biz daha doğru dürüst GPS teknolojisine ulaşamamışken Amerika almış başını gidiyor. GPS olayını da internete bağlamış, Internet connected GPS’e geçmiş, herşey ayaklarının altında. Trafik bilgisini ise trafiktekilerden topluyor, en yakın restoranları belirtiyor vs vs. dash.net sitesinde oldukça açıklayıcı bir video mevcut. Biz ne zaman bunlara erişeceğiz bakalım. 

Desktop Wallpaper Calendar: July 2008

Genelde pek o aya dair wallpaper kullanmazdım taa ki Smashing Magazine’in bu olayını keşfedene kadar… Aşağıda bu ay’a dair Smashing Magazine wallpaper koleksiyonuna ulasabileceğiniz linki bulabilirsiniz. Bir tanesinin resmini örnek olarak koydum. Zevke göre çok çeşit wallpaper mevcut. her boyut çözünürlük için de mevcut. İyi bir ay dileklerimle…

————-

Desktop Wallpaper Calendar: July 2008:Desktop wallpapers can serve as an excellent source of inspiration. However, if you use some specific wallpaper for a long period of time, it becomes harder to draw inspiration out of it. That’s why we have decided to supply you with smashing wallpapers over 12 months.This post features 25 free desktop wallpapers, designed by 25 designers across the globe. Both versions with a calendar and without a calendar can be downloaded for free.Please note:

  • you can feature your work in our magazine by taking part in our desktop wallpaper calendar series. We are regularly looking for creative designers and artists to be featured on Smashing Magazine. Are you one of them?

So what wallpapers have we received for July? Here’s an exampleSmashing Wallpaper - June 2008

etohum.com - Girişimci, Yatırımcı ve profesyonelleri birleştirecek

Comment.out blogundan alıntı
etohum_logo.gif
Efikrim projesinin ikinci aşaması olan etohum platformu önümüzdeki günlerde hayata geçecek. Şu an web sitesi kapalı beta olarak açık durumda. Özetle Burak Büyükdemir ve Goril A.Ş. organizatörlüğünde girişimci,yatırımcı ve profosyonelleri buluşturan bir platform. Geçtiğimiz aylarda yapılan efikrim projesi girişimci adayları olarak nitelendirebileceğimiz arkadaşlar için fikirlerini söz sahibi kişilerin karşısında sunma fırsatı sağlamıştı. etohum bunu bir adım öteye taşıyarak bu fırsatı uzun süreçlere yaymayı hedefliyor. Etohum fikir sahibi girişimcilerin tüm ihtiyaçlarını karşılamak üzere konumlandırılmış. Özellikle girişimciler için iş planı hazırlama, şirket kurulum prosedürleri, muhasebe ve hukuksal bilgiler başta olmak üzere bir çok konuda yönlendirme sağlayacak. Girişimci ve yatırımcıların yanında bu sürece kendi tecrübelerini aktararak destek verecek bir danışman kadrosu da mevcut.Ben bu oluşumu,ülkemizdeki internet girişimlerinin daha fazla hayata geçmesi konusunda atılan en büyük adım olarak görüyorum. Özellikle yabancı bir kaç risk sermayesi sağlayan firmanın katılacak olması yerli girişimlerimizi çok daha farklı yerlere getirecektir.

muslima.com - Online dating’in müslümanlar için olanı

muslima.com. Ne yalan söyleyeyim böyle birşeyi pek beklemezdim ama düşününce “neden olmasın?” da demiyor insan. Günün sonunda “görücü usulü”‘nden daha iyi gibi. Tabi marriage vs demişler… öyledir herhalde. muslima.jpg 

———

muslima.com. Dating (although it says friendship and marriage at the site) service for muslims. Strange but true.  

Share

Add to Technorati Favorites

Etiketler