Üzgünüm Centaur… Teşekkürler Centaur…
Dün bayram dolayısıyla küçük bir aile buluşması yaptık. İki ablam var. Üç tane de yiğen. Dün bu aile buluşmasına sadece bir yiğenim katılmadı, onun dışında tüm kadro tamamdı. Katılmayan ortanca yiğenim Aslı idi… Ablam neden katılamadığını büyük bir gülümseme ile anlatıyordu dün. Aslı katılmamıştı çünkü son 2-3 haftadır her gün yaptığı gibi atına binecekti… Yeni aşkını bulmuştu…
Ablam anlatırken Aslı’nın nasıl değiştiğini, nasıl daha insancıl ve yeni gençliğin olmadığı gibi pozitif ve neşe dolu olduğunu söylüyordu altını çize çize… Gerçi her zaman iyi ve düzgün bir kız Aslı ancak anne değil mi, mutlaka daha iyi olması gerektiğini düşündüğü birşeyler bulur… Aslı ile bayramlaşmak için konuştuğumda (aradığında) sesindeki mutluluk telefonun tellerinden beynime ve kalbime akıyordu.. Bende hissetmiştim görmesemde…

Maalesef demin kötü bir haber aldım ablamdan…
- Ablam : ‘Centaur’ öldü… Aslı iyi…
- Ben : nasıl olur?…
- Ablam : Aslı’yı korurken öldü!
Hayatımda atları bugün’e kadar hiç sevmemiştim. Esasında sevmemek değil benimki ürkmek… Sebebi belli; küçükken zorla ata bindirmeye çalışmışlar ve bende hayvanın ürkmesinden ürkmüştüm. Bugün ise çok seviyorum atları. Çünkü küçük Aslımı korudu o.
Hep derler atlar insanları korur ve bunun için herşeyi yapar diye ama bir efsane gibi dolaşır bu laf. Bana göre bir şehir efsanesiydi bugüne kadar…
Olay ise şu şekilde gelişiyor… Sabah Aslı önce saatlerce Centaur’u kaşağıladıktan ve tüm bakımlarını yaptıktan sonra binip biraz gezinmek istiyor… Biraz gezindikten sonra dışarıdan gelen bir ses üzerine Centaur korkuyor ve şaha kalkıyor… Ancak Aslı düzgün bir şekilde tutmaya çalışmasına rağmen Centaur Aslı’nın düşme ihtimalini görünce, onu korumak için olmayacak bir şekilde yana doğru bir miktar eğilip Aslımı uygun bir şekilde üstünden düşürdükten sonra dengesini tekrar sağlayamayıp diğer yana (Aslı’nın üzerine düşmemek için) kendini atıyor ve boynunun üzerine düşüyor. Ve.. malum.
Aslı şu anda hala Centaur’un üzerine uzanmış ağlıyor… Alamıyorlar oradan Aslıyı.. Taa ki bir vinç gelip Centaur’u oradan kaldırıncaya kadar alabileceklerini de sanmıyorum. Bu durum Aslı’yı nasıl etkileyecek, bunu nasıl atlatabilecek onu ise hiç kestiremiyorum şu anda. Şu anda tek mutluluğum Cetaur’un Aslı’yı korumuş olması…
Bir anne yada baba’dan başka kim birisini korumak için kendi canını verir bilmiyordum, kim bu kadar asil olabilir… Sanırım artık biliyorum. Üzgünüm Centaur… Teşekkürler Centaur…

























Ablan diyor ki...
am 11 Aralık 2008 @ 03:40
Canım kardesim,
Bu saatte kızımı teselli edecek icinde “centaur” olan bir bilgi ya da görsel olan web page arıyordum ki…Gozlerime inanamadım! Halusilasyon goruyorum sandım ilk satırlarınla karsılastıgımda.
Sen de cok etkilendin, cok!
Centaur icin o kadar cok uzuldum, o kadar duygu seli aktı ki icimde.. Kızımı cok mutlu ettigi ve bugun de canı pahasına korudugu icin o kadar mutesekkirim ki ona… Tarif edemiyorum! Sen ortak duygularımızı cok guzel tarif etmissin, aktarmıssın!Cok tesekkur ederim.Daha da duygulandım.
Centaur’un da mekanı cennet olacaktır eminim! Onu asla unutmayacagım, unutmayacagız.
Bu arada, Aslı sanırım biraz önce bitkin dusup uyudu.
Muge Cerman diyor ki...
am 11 Aralık 2008 @ 19:28
Göktuğ Üstad,
Senin blogunda hep keyifli şeyler, yeni linlker vs okumaya o denli alışmışım ki, satırlar ilerledikçe zaten pınarlarda hazır bekleyen yaşlar iniverdi sırayla. Atları çok severim, bir dönem severek bindim de. Aslı’yı çok iyi anlıyorum, ablana da kolay gelsin, sizlere de. Hepinize çok iş düşecek, bu kayıpla baş etmek Aslı yaşındaki bir gençte çok zor ve yıkıcı olabilir. Lütfen yeniden ata binmesi için destekleyin onu. Yapabileceğim, yardım edebileceğim birşey olursa da bir telefon uzaklıktayım biliyorsun.
Sevgi ile kal…
admin diyor ki...
am 12 Aralık 2008 @ 02:01
Teşekkürler Mügecim… Aslı’nın yenik düşmemesi için herseyi yapacağız. Moral bile olsa desteğin için teşekkür ederim.