Herşey Paylaşınca daha bir güzel
Yaklaşık 2 hafta önce Haliç Üniversitesinden bir telefon aldım. Haliç üniversitesi diye bir üniversiteden haberdar bile değildim (eh tabii benim zamanımda bu kadar üniversite yoktu. Onların suçu değil, benim kopukluğum). Telefondaki, isminin daha sonra Çağatay olduğunu öğrendiğim, şahıs öğrencilere yönelik olarak Internet Reklamcılığı konusunda bir seminer yapmak istediklerini, benim de orada bu konuda ve hali hazırda çalışanı olduğum Yellow Pages hakkında konuşma yapıp yapamayacağımı sordu… Yellow Pages tamam da, dedim Internet Reklamcılığı konusunda haddim olmaz diye düşündüm ve söyledim. Ancak beni basit düzeyde bir bilgilendirmenin yeterli olacağını, esas anlatılması istenenin Yellow Pages olduğundan bahsetti ve benim gibi topluluğa konuşmaktan zevk alan birini hemen ikna etmekte zorlanmadı.
Her verdiğim seminerden sonra olduğu gibi, bu seminerden de çıktığımda kendimi inanılmaz enerjik ve mutlu hissettim ve bu yazımın da esas konusu bu esasında. Özellikle gençlere yönelik yaptığım seminerlerden ayrı bir keyif aldığımı bir kez daha gördüm bugün. Temelinde belki de onlara katabildiğimi düşündüğüm 1-2 kelime var. Belki de bencilce kendimi tatmin ettiğim için bu enerji. Bugün kendi kendime belkide 100 üncü kez “Eğitim bana göre olabilir” dediğim zamanlardan 101incisini yaşadım. Paylaşmak çok keyifli, anlatmak, öğretmek ve insanların hayatlarına dokunabilmek çok keyifli.
Bugün bana bir o kadar keyif veren bir başka şey ise çok sevdiğim iki arkadaşımı da orada görmekti. Üstelik son dakika da haberleri olmuştu, atlayıp gelmişlerdi. Esasında kimselere haber vermemiştim. Konuştuğum konu hakkında benden fazla bilgili olduklarını bilmeme rağmen, orada desteklerini görmek beni çok mutlu etti. Kendilerine ne kadar teşekkür etsem azdır… Umarım sıkılmamışlardır.

























