Benim fikrim geldi!!, hayalim hiç gelmedi.

Şu ara herkesten bir fikir duyuyorum. Düzeltiyorum fikr. Fikr nedir diye internette bakınca aşağıdaki sonuç ile karşılaştım.

“… arapça bir kelime köküdür. düşünce anlamına gelir. türetilen kelimeler:
tefekkür: düşünmek
mütefekkir: düşünür
efkar: düşünceler …”

Herkes düşünüyor demekki… Ne düşünüyor? Tabi ilgili olduğu alanla ilgili yeni yada yeni olabilecek, yada talep görebilecek iş modelleri vesaire. Pek tabii ki fikirlerini de kendilerine saklıyorlar, ki bu çok da normal. Esasında bu konuda da söyleyeceklerim var ama bu konuyu daha sonraya bırakayım şimdilik.

Fikir… fikir… fikir… her yerde bu sesler dolaşırken ben kurumsal yerlerde çalışmış, girişimciliğin teorik kısmına sahip ancak deneyimlemede yeni biri olarak haliyle “Neden?” sorusuna takılmış durumdayım. Esasında hep takıldığım tek soru budur ya neyse… “Neden?” sorumun cevabını hala arıyorum, bulamadım. Ancak benim önergem kesinlikle daha farklı.

Ben onlarca, belkide yüzlerce “Fikir” yerine, bir “Hayal” ‘i öne sürüyorum ve açıkçası Muammer Okumuş’un son yazısındaki (bkz: Start – up ve sonrası sürece dair) “…Tüm bu durum analizleri ve verilerin, “başarı ortamı hazır” diye bağırmasına rağmen Türkiye’ de henüz uluslar arası çıkış başarısı yakalamış bir çalışma yok…” yorumunun temelinde de “HAYAL” sorunu olduğunu düşünüyorum.

Bence onlarca, yüzlerce “fikir” olacağına, bir tane, ama sadece 1 tane “HAYAL” bu yetenekli (talented daha güzel ifade ediyor) kişileri çok daha farklı yerlere rahatlıkla taşır.

Nereden mi biliyorum?

Etrafta kurumsal firmalar olarak adlandırılan, bir çok insanın çalışmak için can attığı yerlerin bir kısmında çalıştım. Ne satıyorlar biliyor musunuz? HAYAL. Kötü anlamda değil, iyi anlamda. İçeride çalışanların öncelikle ortak bir hayal’e sahip olmasına çalışıyorlar. Kimin hayali? Kimsenin değil, evrensel bir hayali. Toplumlara hizmet edecek, ihtiyaçlarını karşılamayı, toplumları geliştirmeyi hedefleyen hayalleri. Microsoft : “Her masada bir bilgisayar”, “Her zaman her yerden her şekilde bilgiye erişim”, GM: “Taşımacılık ürünlerinde ve yan ürünlerinde dünya lideri olmak. GM insanlarının çabaları ile müşterilerde memnuniyet sağlamak”…vs vs… Çalışanlar bu ortak hayali sahiplenince ise ürünleri satmak çok daha kolay. Neden mi? bu hayale ulaştıracak, amaç ve peşisıra fikirlerde ardından sıra sıra geliyorlar.

Bundan evvel “Ciddi Şeyler” kategorisi altında amaç’la ilgili yazılar yazdım çünkü Hayal’i tetiklemek istedim. Çoğu zaman hayal’i bulmak, onca gündelik sorunlar ve engeller varken, fikir bulmaktan çok çok daha zor. Fikir bulunur ancak bu sizin hayalinize götürecek fikir midir, şanslı iseniz öyledir, yada “gut feeling” cinsinden doğru ilerliyor olabilirsiniz. “İnşallah” da öyledir. Bu “inşallah” konusuna ise ayrıca yazacağım.

Eminim Steve Jobs Apple’ı kurarken bir fikirle ortaya çıkmadı, eminim Bill Gates Microsoft’u kurarken bir fikirle ortaya çıkmadı, eminim Mark Zuckerberg Facebook’u tasarlarken bir fikirle ortaya çıkmadı, eminim Larry Page ve Sergey Brin Google’ı tasarlarken bir fikir ile değil bir hayalle ortaya çıktı. Dünyayı bilgisayarla tanıştırma ve herşeyi daha hızlı yaptırabilme hayali, her masada bir bilgisayar hayali, öğrencilerin her zaman temasta kalabileceği hayali, Interneti indexleme hayali.

Ayrıca, fikir yerine hayal satmak daha kolay. Hayatının bir döneminde bile olsa satış yapanlar bilir; sattığınız ürün değil ürünün sağlayacağı umut, hayaldir. Black & Decker’ın CEO’su demiş ya : “Biz matkap değil, delik satıyoruz” diye. İşte ondan.

“Hayal kurma oğlum” deriz. Ne yanlıştır. İşte o gördüğümüz hayalperest arkadaşlarımız ve hatta kimi zaman “aptalca şeyler hayal ediyor” dediğimiz arkadaşlarımız, hayallerinin peşinde aptalca koşanlar en azından koşmaya başladıkları için (hedefte doğru olunca) güzel şeylere erişme yönünde ilerliyorlar.

Fikir yerine hayal satın, daha kolay. Hayal başkasının değil sizin hayaliniz olsun, inandırmanız daha kolay. Amacınız hayalinizi gerçekleştirmek olsun, daha S.M.A.R.T. Fikriniz amacınıza hizmet edecektir zaten. Etmiyorsa unutun o fikiri.

Ama günün sonunda nasıl bugün geçinirsiniz onu bilemem. “Stay Hungry Stay Foolish” diye boşuna dememiş büyüklerimiz. :)



5 Yorum diyor ki »

  1. Pazarlama Cadısı diyor ki...

    am 30 Temmuz 2008 @ 02:37

    ilginç bir bakış açısı… Bence fikir ile hayal arasında ince bir çizgi falan yok. Fikirleri hayaline gidecek basamaklar olarak kullandığın sürece. Imıtasyon olmakla fikir sahibi olmayı ayırabildiğin sürece…Proje yapmak için proje yapmadığın sürece… Hayaller kocaman kırıklıklar yaratabilir. Fikirler hatalar yaratır. Hatalardan öğrenip hayallerimize ulaşırız derim ben :) O yüzden fikirleri unutmayalım. :))

  2. Muammer Okumuş diyor ki...

    am 30 Temmuz 2008 @ 03:38

    Hayal kavramı ve fikir kavramı çatışma halinde değil, öncelikleri arasında bir farklılaşma ön planda yazıda. Bu durum, sanırım hayalin hangi fikrin ürünü olduğundan çok fikrin hangi hayal sonrası doğacağını soruyor sanırım. Üzerinde konuşulması gerek.

    Emeğine sağlık. Akıcı ve düşündürücü bir yazı.

  3. admin diyor ki...

    am 30 Temmuz 2008 @ 03:39

    Tümden gelim, tüme varım olayı. Eger fikirlerin hayallerini destekleyecekse dediğim gibi şanslılardansın. Ama genelde insanların hayalleri ile yaptıkları çoğu zaman birbirini tutmayabiliyor. Dünyanın en iyi arama motorunu yapmayı, yada tüm interneti indexleyip en uygun sonucları getirmeyi değil google olmayı hayal ediyorlar (ekstrem bir ornek olmus olabilir :) )

  4. admin diyor ki...

    am 30 Temmuz 2008 @ 03:45

    Muammer dediğin gibi arasında bir çatışma yok hayal ve fikrin. Ben belirleyici unsurun hayal oldugunu savunuyorum dediğin gibi. Başarıyı da bu getiriyor bu şirketlere.

  5. M. Hakan Deryal diyor ki...

    am 30 Temmuz 2008 @ 11:39

    Sevdiğim bir söz vardır, tam da hatırlamıyorum ama şöyleydi : ” Ulaşılan hedefler, gerçeğe dönüşen hayallerden başka nedir ki ? “.

    Fikir, milyonlarca fikir gelir her gün aklımıza. Ne zaman, biz bu fikirleri hayal haline getirebiliriz, bu hayale ulaşmak için kaynaklarımızı kullanmaya başlarız, işte o zaman ancak fikir değer kazanır. Yazıda değinildiği gibi, iyi bir arama motoru bir fikirdir, bunun hayalini kurup başaranlar ise Google’ı kurdular.

    Güzel bir yazı, devamını dilerim.

Yorum RSS · Geri izleme linki

Yorum yazın...

İsim: (Gerekli)

E-Posta: (Gerekli) (Yayınlanmıyacak)

Website:

Comment:

Share

Add to Technorati Favorites

Etiketler